İskenderiye Feneri’ni Yeniden Hayata Döndüren 80 Tonluk Taşlar Denizden Çıkarıldı

İskenderiye Feneri'ni Yeniden Hayata Döndüren 80 Tonluk Taşlar Denizden Çıkarıldı

1 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen su altı arkeoloji çalışmalarında, Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan İskenderiye Feneri’ne ait önemli taş bloklar denizden çıkarıldı. Mısır’ın İskenderiye kıyılarında yürütülen bu operasyonda, her biri 70 ila 80 ton ağırlığında olan toplam 22 büyük taş blok, deniz tabanından yüzeye çıkarıldı. Proje, Dassault Systemes Vakfı’nın desteğiyle yürütülen PHAROS çalışmasının bir parçası olarak gerçekleştirildi ve çıkarılan bu mimari parçaların 1.600 yılı aşkın bir zamandır su altında bulunduğu belirtiliyor.

Bu taşlar arasında kapı lentoları, söveler, eşik, büyük taban levhaları ve fenerin anıtsal girişine ait olabileceği düşünülen bölümler yer almaktadır. Proje uzmanları, taşlar arasında Hellenistik döneme ait özellikler taşıyan bir Mısır tarzı pilonun tespit edildiğini açıkladı. Bu mimari unsur, fenerin yapısına dair daha önce keşfedilmemiş bir bilgi sunuyor. Tarihi kaynaklara göre, MÖ 3. yüzyılın başında I. Ptolemaios Soter zamanında inşa edilen ve Knidoslu Sostratos tarafından tasarlanan İskenderiye Feneri, 100 metreden fazla yüksekliği ile bin yılı aşkın bir süre boyunca denizcilerin yolunu aydınlattı. Ancak ardışık depremlerle zayıflayan yapı, 1303 yılında meydana gelen büyük bir depremle tamamen işlevsiz hale geldi. 1477 yılında ise fenerin kalıntıları, Kayıtbay Kalesi’nin yapımında kullanıldı.

Bölgedeki su altı kalıntılarının varlığı ilk kez 1968 yılında keşfedilmiş olup, 1994’te arkeolog Jean-Yves Empereur liderliğinde yapılan çalışmalarda deniz yatağında sfenksler, dikilitaşlar ve sütunlar dahil olmak üzere 3.300’den fazla nesne kaydedilmiştir. Son taş çıkarma işlemi, otuz yılı aşkın süredir devam eden bu su altı araştırmalarının önemli bir aşamasını temsil ediyor.

Denizden çıkarılan 22 blok, yüksek hassasiyetli fotogrametri yöntemi kullanılarak dijital modellere dönüştürülecek. Bu parçalar, son on yılda su altında taranan 100’den fazla blokla birleştirilecek. Gönüllü mühendisler, elde edilen dijital verileri bilimsel simülasyonlar aracılığıyla bir araya getirerek fenerin sanal rekonstrüksiyonunu oluşturacak. Bu modelleme süreciyle, fenerin mimari yapısının yanı sıra neden ve nasıl yıkıldığına dair teoriler de test edilecek. Dünyada günümüze ulaşmış başka bir antik deniz feneri bulunmadığı için, İskenderiye Feneri kalıntıları, dönemin mühendisliğini anlamak adına tek fiziksel referans olarak kabul edilmektedir. Proje boyunca fiziksel verilerin yetersiz kaldığı alanlar, MÖ 4. yüzyıl ile MS 15. yüzyıl arasındaki antik yazılı kaynaklar ve tarihi tasvirlerle desteklenecektir. Dassault Systemes Vakfı, çalışma tamamlandığında oluşturulacak “dijital ikiz” sayesinde, yedi yüzyıldır var olmayan bu yapının sanal ortamda ziyaret edilebileceğini duyurdu.

Author: Onur Çelik