**
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, siyasi arenada kutuplaşmanın ve itibarsızlaştırma çabalarının ülkeye ciddi zararlar verdiğini dile getirdi. Erol, “Siyaset kurumu, toplumun önünde bir örnek teşkil etmelidir; ancak saygınlığı ciddi şekilde sarsılıyor” ifadesini kullandı.
Erol, Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini belirterek, uzlaşma ve sorumluluk temellerine dayalı bir siyasi anlayışa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Özellikle güvenlik sorunlarının arttığı bu süreçte, siyasette kullanılan sert dilin toplumsal bölünmeyi derinleştirdiğini söyledi.
**”Milletvekilleri, Toplumun Aynasıdır”**
Üç dönemdir milletvekilliği yapan Erol, TBMM kürsüsünde sürekli olarak benzer tartışmaların yaşandığını aktardı. Milletvekillerinin, toplumun farklı kesimlerinden gelen en yetkin bireylerden oluştuğunu ifade eden Erol, “Bizler, topluma yön verecek ve örnek olacak davranışlar sergilemekle yükümlüyüz” dedi.
**Tarihi Liderlere Atıf**
Gürsel Erol, Türkiye siyaset tarihindeki önemli liderlerin toplumda kazandığı unvanlara da değindi. İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan gibi liderlerin, toplumda belirli değerlerle anıldığını belirtti. Erol, “Liderler, toplumda ne kadar karşılık buluyorlarsa o ölçüde unvan kazanıyorlar. Bu, siyasetin geçmişte toplumda daha güçlü bir yer edindiğini gösteriyor” yorumunu yaptı.
**”Siyasetin Dili Değişmeli”**
Erol, Türkiye’nin hem iç hem dış politikada kritik bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, “Terörsüz Türkiye süreci” ve bölgede devam eden çatışmaların ışığında iç siyasette “kirli yöntemlerin” kullanılmasını eleştirdi. Meclis’te yaşanan tartışmaların toplumda olumsuz bir etki yarattığını belirten Erol, sert söylemler ile kulislerdeki ilişkilerin çelişkisine dikkat çekti. “Burada ağır sözler sarf ediyoruz, ama kulislerde aynı masada oturabiliyoruz. Siyasetin dili daha yapıcı bir hale gelmeli” dedi.
**”Uzlaşma Kültürü Yeniden Güçlenmeli”**
Erol, konuşmasının sonunda siyasette nezaket ve uzlaşma kültürünün yeniden canlandırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin güvenlik sorunları çözülmeden iç siyasette gerginlik yaratmanın ülkeye zarar vereceğini belirtti. “Millî güvenlik sorunlarımız devam ederken, siyasetin dili farklı bir noktaya taşınmalı; uzlaşma ve ortak akıl ön plana çıkmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.