Gastronomi dünyasından ortak çağrı: Türk mutfağı kebaptan ibaret değil

Bugün gerçekleşecek Oscar törenlerinin ardından düzenlenecek partiye bu yıl ilk kez Türk yemekleri damga vuracak. 1995’ten beri Oscar partisinin mönüsünü hazırlayan ünlü şef Wolfgang Puck, 27 Mart gecesi Los Angeles’ta yapılacak partinin mönüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) girişimleriyle, Karadeniz pidesi ve kaymaklı kayısı tatlısına yer verecek. Konuyla ilgili Barbaros Tapan’a konuşan Puck, “Türk mutfağının dünyaya açılması için kebabın dışına çıkılmalı. Türk mutfağında kebap dışında bir sürü lezzet var. Pide çeşitleri, tüm patlıcan yemekleri ve niceleri. Artık kebap dışında Türk lezzetlerini sunan restoranlar açılmalı. Bana göre en iyi kalkan balığı Karadeniz’de, keza lüfer balığı da. Şahane lezzetler bunlar” açıklamasında bulundu.

‘VEJETARYENLER İÇİN CEZBEDİCİ’

Peki Türk yemeklerini dünyaya yaymaya çalışan ünlü şefler ve yemek yazarları bu konuda ne düşünüyor? Dünyadaki Türk mutfağı algısı kebabın dışına nasıl çıkarılabilir?

Hürriyet yazarı ve Avustralya’da çok sayıda restoranda Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya çalışan Somer Sivrioğlu bu haftaki yazısında, Wolfgang Puck’ın görüşlerine katılıyor ve şu ifadeleri kullanıyor: “Yurtdışında mutfak kültürümüz kebaptan ibaret zannediliyor. Halbuki mutfağımızın vegan ve vejetaryen beslenenler için ciddi bir albenisi var. Bunu Türkiye’nin global gastronomi pazarlamasında kullanmak, bence önemli hedeflerimizden biri olmalı. Sarma ve dolmalar, mercimek köftesi, batırık, pirpirim aşı, karalahana çorbası, fasulye diblesi ve kuymak hemen aklıma gelen örneklerden birkaçı…”

‘NİCE LEZZETLERİMİZ İLGİ GÖRÜR’

Hürriyet yemek yazarı Ebru Erke de konuyla ilgili, “Yurtdışında ilgi görecek nice lezzetlerimiz var” diyor ve devam ediyor: “Son olarak geleneksel tatlılarımızdan leblebi helvası Yunanistan’da gündem oldu. Leblebi helvası bu kadar ilgi görünce ‘Acaba mutfağımızı tanıtacak yemekler konusunda doğru şeylere odaklanmıyor muyuz’ diye düşündüm. Geniş kitlelere ulaşmak istiyorsanız basitten gitmek ve ulaşılabilir olmak çoğu zaman etkili bir sonuç veriyor. Örneğin Instagram’da 2 milyon takipçisi olan Britanyalı ünlü şef Yotam Ottolenghi’yse birkaç yıl önce, Avustralya’da restoranı olan şefimiz Coşkun Uysal’ın elinden çılbır yemiş, bayılmış ve kendi hesabında tarifini paylaşmıştı. Zeytinyağlılarımız zaten başlı başına özel bir kategori. Özümüzün kıymetini bilmeli, lezzetlerimizi doğru noktalardan tanıtmalıyız.”

ESKİ REÇETELERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARMALIYIZ

Anadolu’nun kültürel zenginliğini yansıtan lezzetleri farklı versiyonlarla sunan ve çok sayıda ödül kazanan Seraf Restoran’ın şefi Sinem Özler, Türk yemeklerinin farkını dünyaya anlatabilmek için kaybolmaya yüz tutmuş reçetelerin gün yüzüne çıkması gerektiğini savunuyor. Özler anlatıyor: “Restoranımızda yaptığımız ilk iş, doğudan batıya, kuzeyden güneye, İstanbul’a kadar tüm Anadolu’yu kapsayan kaybolmaya yüz tutmuş reçeteleri gün yüzüne çıkarmak oldu. Bu şekilde coğrafyaya mal olmuş yemeklerimizin kebabın çok ötesinde olduğunu gerek yurtdışından gelenlere, gerek bu kültürle büyümüş ama şu an deneyimleyemeyen misafirlerimize gerekse gelecek nesillere gösterebileceğimize inanıyoruz. Anadolu’nun öz yemeklerinin dünyada daha çok tanıtılması gerekiyor.”

TÜRK MUTFAĞININ ZENGİNLİĞİ: TENCERE YEMEKLERİ

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mutfaklar Koordinatörü ve Mutfak Sanatları Merkezi (MSM) Başkanı, ‘Mahmil & Gaziantep Mutfağının Saygın Mirası’ kitabının yazarı Doğa Çitçi, “Türk mutfağının en büyük zenginliği tencere yemeklerinin olmasıdır. Bu yemeklerin yaşayan yemekler olması için nitelikli şef ve restoranların ve geleneksel esnaf lokantalarının sayısının artması gerekiyor. Şerbetli ve sütlü tatlılarımız dünya için en önemli silahlarımızdan biri. Dünya gastronomisine bu lezzetler uyarlanıp tanıtımı yapılabilir. Dünya ticaret merkezlerinde nitelikli Türk restoranlarının açılması gerekiyor. Bu restoranların başındaki şef ve yöneticilerin kültür elçisi gibi Türk mutfağının tanıtımını yapmaları gerekiyor. Anadolu coğrafyasındaki fıstık, dünya çikolata pazarına; sumak, biber gibi baharatlarımız fine dining restoranlara girebilir. Basılmış yemek kitaplarının yabancı dillere çevrilmesi, Türk mutfağı ile alakalı akademik yayınların artırılması gerekiyor. Bu kadar geçmişi ve zenginliği olan Türk mutfağı ve ürünleri ne yazık ki dünya arenasında etkin bir rol alamıyor. Yeni pazarlama teknikeri geliştirip dünyaya sunmalıyız. Yemeklerimizin ve ürünlerimizin tanıtımını yapıp onlara katma değer kazandırmalıyız” diyor.

 

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.