Akdeniz bölgesinde, Girit açıklarında meydana gelen ardışık şiddetli depremler, yer bilimcileri için alarm zilleri çaldırdı. Bu durum, Türkiye’nin fay hatları üzerindeki potansiyel etkileri ile ilgili olarak dikkat çekici uyarılara yol açtı. Özellikle Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki sismik aktivitenin Batı Anadolu üzerindeki olası sonuçlarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
GERİLİM AKTARIMI RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Prof. Dr. Osman Bektaş, Helenik Dalma-Batma Zonu’ndaki sismik hareketlerin, Batı Anadolu üzerindeki etkilerine dair uyarılarda bulundu. Son günlerde Akdeniz’de yaşanan orta büyüklükteki depremlerin, bölgedeki gerilimin kademeli olarak boşaldığına işaret ettiğini belirtti. Bektaş, bu sarsıntıların Uşak deprem kümesiyle doğrudan bir ilişkisi olmadığını ifade etse de, Batı Anadolu’ya doğru bir “gerilme stres aktarımı” olasılığının göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyardı.
GİRİT’TE SİSMİK HAREKETLER DEVAM EDİYOR Prof. Dr. Bektaş, Girit açıklarında meydana gelen M4 seviyesindeki depremlerin, Helenik Yay üzerindeki gerilimin dinamik bir yapıda olduğunu ve bu durumun Batı Anadolu’nun genişleme rejimini (Uşak ve çevresi dahil) sismik olarak uyarabileceğini gösterdiğini vurguladı. Bu gelişmelerin yakından izlenmesini gerektiğini de ekledi.
Bölgedeki hareketliliğin 4 büyüklüğündeki sarsıntılarla devam ettiğini belirten Bektaş, bu sismik kümelenmenin, Helenik Yay üzerindeki gerilim dinamiklerinin ciddiyetini ortaya koyduğunu açıkladı. Fay hareketliliğinin yetkililer tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.